Lord of The Blogs : Return of The Alien
Selamlar, selamlar ve de koskoca selamlar olsun sana sevgili dostum.
“Such a lonely day
And it’s mine
Is day that I’m glad I survived”
Bu yazıya da birkaç kere mola verdim, hazır olduğumdan emin olmak istedim ama fark ettim ki böyle giderse hazır olsam da fark etmeyeceğim bunca yoğunluğun, saçmalığın içinde. Tahmin edebiliyorum, bu yazıyı (eğer okuyan olursa) okuyan herkes için bu süreç farksız. Sıkıcı, boğucu, pesimist, hatta ve hatta “laaağğnet” bir süreç.
Halkımız tabiriyle elin “çançinçonu” yüzünden tıkılıp kaldığımız evlerimizde, elimizde hiç kalmamış olan sabır ve alttan almanın önemini kavrıyor gibiyiz, en azından tartışmadığımız o küçük zaman diliminde.
Bu süreç bazı şeylere de garip bir hız kazandırdı aslında. Mesela kurumlar teknoloji denen bir şey olduğunu hatırladı, bazı üniversiteler tam hatırlayamadı tabi, çöküp durdular, yapacak bir şey yok. Uzaktan eğitim kavramını kulaktan dolma bilen bir çok öğrenci ilk defa az da olsa, eksik de olsa bunu deneyimledi. Sosyal medya yine kendine çok sayıda kaynak çıkardı gerek gülmek gerek linçlemek için.
Bu olaylar biraz da içimizdeki tek başına zaman geçirme isteğini ve bunun önemini vurguladı gibi. Biliyorum insan sosyal bir varlık ancak değil Dünya, galaksinin en sosyal insanı da olsan sevgili dostum, zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorsun. Bunda utanacak yahut çekinecek bir şey yok hoş. Bu da senin sağlığın için.
Neden blogu taşıdım, neden şu an yazmaya dönüyorum ya da neden bunca süre dönmedim hala bilmiyorum, aklıma estiği için sanırım cevabı. Anlık bir kararla taşıdım, yazmaya döndüm ve kelimeler benden uzaklaştığı için ben de yazmaktan uzaklaştım. Hazır blogu taşımışken, biraz değişiklikler yapayım istiyorum.
Blogu ilk açtığımdan bu yana epey değişiklik oldu, radyosu, şiiri, sohbet alanı falan derken ancak ilk eklediğim özelliklerden biriyle ilgili bir şey deneyesim var. Attığım parçaları zaten Youtube linki olarak atıyorum, bu yazı için videoyu yazının içine gömeceğim, mobilde erişimi kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağını denemek için ve de nasıl görüneceğini merak ettiğim için. Eğer hoş durmadığını düşünürsen ya da farklı bir fikrin varsa daima açığım biliyorsun.
Eh, benden şimdilik bu kadar, uzun uzun yapıp ne seni sıkayım, ne kendi hevesimi kaçırayım. Sonraki yazılarda görüşürüz.
(Unutmadan, şiir isteğin varsa da alabilirim istek parça bölümünden, ilk fırsatta oraya da eklemeler yapacağım.)





--0 Yorum yap--