Mola
Bazen ne yapmak istediğini bilmez ya insan, ne yapmak isterse istesin aradığının o olmadığını da içten içe bilir ya hani, şu an o durumdayım. Bu yazıyı bile yazarken şüphe duydum. Zaten pek sık da yazmam buralara, defterim daha rahat hissettiriyor bana. Ama buraya da yazmak istedim. Bugünle alakalı değil konu. İnsan olabilmekle alakalı…
İnsan kavramı neden bu cesetleri korkutur ki? Ruhlarının yeniden canlanması mı onları korkutan? Yoksa canlandıramayacaklarına sebep olacak olan inançsızlıkları mı? Çok şey istemiyorum ki ben onlardan. Sadece “İyi bir insan olun” diyorum. Ve bu bazılarına çok gelmekte. Mutlu olmak için daima daha iyisine sahip olmak zorunda değil ki insan. Mutluluk daima en iyi değil, en idealidir. Yani size 3 elma yetiyorsa, 5 elma almanın mantığı nedir ki? Neden bu açgözlülük insanı batırmasına karşın en baskın yönü olarak öne çıkar ? Neden insan bencilliği bir kenara bırakamaz? Çok mu zor başkalarını düşünebilmek, onların mutluluğuyla mutlu olabilmek? Çok mu zor insan olmak? Sürekli boşa yazdığımı, konuştuğumu hisseder hale geldim. Belki rahatlamak için bu yazıların hepsi, belki de sadece kafamdaki dünyayla uyuşmayan gerçekliği kabullenemiyorum. İnsanların “insan” olmayı başaramadığı bir yer nasıl gerçek olabilir ki? Hayal dünyamı bu yüzden seviyorum belki de, Asosyal olmanın genel nedeni de bu olabilir. Ama benim kendime verdiğim bir söz var ve o söz için uğraşıyorum. “Asla ama asla pes etme, daima mutluluğun peşinde ol ve seni yolundan çevirmeye çalışanları yoluna davet et.” Bu yüzden sizleri de insan olmaya, bu güzel hisleri tatmaya çağırıyorum. Çünkü ben ileride dönüp baktığımda “Keşke” ile dolu değil, “İyiki” ile dolu bir geçmiş istiyorum ve “Ben yaşadım!” diyebilmek istiyorum.
Sevin, saygı duyun, mutlu edin, asla dinlemeden yargılamayın, umudunuzu ve inancınızı asla kaybetmeyin. İyi bir insan olun ve unutmayın:
O Gemi Bir Gün Gelecek…
-Ç.


--0 Yorum yap--