Aydınlığa Yolculuk
İçimiz yeterince karardı. Artık aydınlanma vakti. Haydi koşun vagonlara, gidiyoruz. Yolculuğumuz biraz uzun sürecek ancak eminim ki memnun kalacaksınız.
Son zamanlarda hiç başınıza gelen aksiliklerin size sağladığı avantajları düşündünüz mü? Ya da bu aksiliklerin aslında olumsuz bir yanının olmadığını? Bu karanlık diyarın en dibinde yaşamaktan hiç bıkmadınız mı? Birazdan bu köhne yerden çıktığımızda, o güneşin uzaktaki dağların arasından yükselerek etrafını altın sarısına boyayışını izlediğinizde hiçbiriniz o çukura dönmek istemeyecek. Bunu nerden mi biliyorum? Ben de bir zamanlar o çukurdaydım. Ve beni o çukurdan kurtaran şey ise inancım, isteğim ve cesaretim oldu. O vagona atlama cesaretini göstermeseydim, oradan kurtulabileceğime inanmasaydım ve kurtulmayı istemeseydim belki de şu anda burada olamayacak, bu eşsiz güzellikleri sizlere anlatamayacaktım. Çok heyecanlıydım ve bir o kadar da korkuyordum. Ancak o manzarayla karşılaştığım anda korkum yerini mutluluğa bıraktı. Öylesine sevimli bir tablo duruyor ki karşınızda, hemen oralara koşup o muhteşem tablonun bir parçası olmak istiyorsunuz. Akciğerlerinizin altında kullanılmak için bekleyen ve daima atan bir kalp var. Biraz paslanmış olabilir ama emin olun siz ona bu güzellikleri gösterir, onu ve kendinizi hala yaşamanız gerek bir hayat olduğuna inandırırsanız, o zaten eskisinden de iyi halde çalışacaktır. Çünkü insan vücudu mutlulukla, iyimserlikle çalışır. İnsan olabilmenin özü budur. Bencillik, karamsarlık, korkaklık gibi şeyler vücut için bir virüsten farksızdır. Ancak bu virüslerin en tehlikelileri hatta ölümcül düzeye gidebilecek olanları kibir ve bencillik. Öyle ki sizin geldiğiniz yerde bunlar çok doğal karşılanıyor. Maalesef ki çoğunuz ruhları can çekişen, yürüyen cesetlerden ibaretsiniz. Ama siz kurtulmayı seçtiniz ve yolculuğumuzun başında da belirttiğim gibi, pişmanlık hissetmeyeceksiniz.
Ve işte tünelin sonundayız. Gözlüklerinizi takmanızı tavsiye ederim. Zira güneşe alışkın olmadığınız için gözlerinize zarar verebilirsiniz. Pekala şimdi çevrenize bakın ve dürüst olun: Bu manzaradan etkilenmediğini söyleyebilecek var mı? Ben de olmadığını düşünmüştüm. Bu karanlık yoldan ayrılıp ruhunuzu virüslerden arındırma seçeneğine başvurduğunuz için hepinize teşekkür ederim. Yolculuğumuz malesef ki burada son bulmakta. Umarım sizlerle tünelin ucunda değil, köyümüzde görüşürüz.
Kendinize iyi bakın ve bu aydınlığı bırakmayı asla düşünmeyin.
Çağatay DEMİRCİOĞLU


--1 Yorum yap--