Umut ve Mutluluk
Tavsiyeli Şarkılar:
– Within Temptation – Memories
– MaNga – Işıkları Söndürseler Bile
Eveet, uzun zaman oldu herhalde metin yazmayalı(en azından böyle). Ancak bu kez olumsuz olaylardan bahsedesim yok ve bahsetmeyeceğim. Bu yazıda güzel ve sakin bir şekilde konuşacağım. Moral bozmayacağım. Uzun yazmayacağım demek istiyorum ancak garanti veremiyorum. Ama söz, elimden geleni yaparım.
Size dedim, moral bozmayacağım. Kötü “Hatıralar” olsa bile, “Işıkları Söndürseler Bile” umudun ışığında yazacağım bu metni. Mesela bundan sonra eski “Pozitif” Çağatay’ı/Çato’yu vb. göreceksiniz. Elimden geldiğince koruyacağım o profili ve bir maskeden ibaret olmayacak. Gerçekten pozitif bir Çağatay olacak karşınızda. Bunu söylüyorum çünkü dediğime inanıyorum. Sizlerden de, elinizden geldiğince pozitif davranmanızı rica ediyorum.
Kötü olaylar yaşayabilirsiniz, berbat haberler almış olabilirsiniz, terkedilmiş, terketmiş olabilirsiniz ya da çok daha kötüsü olabilir. Ama her ne olursa olsun, sizin daima arkanızda duracak, size destek verecek bir aileniz var. Başınız sıkıştığı an size yardım edecek bir sürü kişi var burada. Tavsiyeye mi ihtiyacınız var, tüm hayata sövesiniz mi var? Yapmayın. Sizi sizden iyi kimse tanıyamaz ve kimse sizden iyi tavsiye veremez. Emin olun Sigmund Freud gelse yapamaz. Kişinin en iyi doktoru kendisidir. (Tabi uzmanlık alanları farklı ancak siz benim demek istediğimi anladınız, uzadı konu sapacak.) Yani diyeceğim o ki; Bu dünyada mutlu olmak için daima sebep vardır. Kolu-ayağı olmayıp gülümseyenler, resim yapanlar, görme-işitme-konuşma engelli olup bu hayattan zevk alabilenler var.
Asla acınızı tamamen dindirebileceğinizin garantisini veremem. Ancak size şunu söyleyebilirim: Hala mutlu olabilirsiniz! Bunun için hiçbir zaman geç değil, olmadı, olmayacak. Kolay olacağını söyleyemem belki, ama yardım alamayacağınıza dair bir kural da yok. Sizden çok zor bir şey istiyorum gibi görebilirsiniz ancak sadece gerçekten mutlu olabileceğinize inanmanızı istiyorum. Bu zor değil. “Sen bu acıları yaşadın mı nereden bileceksin?” diyebilirsiniz ve belki de haklısınız, bilemem. Ama bildiğim şeyler de var. Mesela mutsuz olmak nedir biliyorum. Neden mutlu olmamız gerek biliyorum. Size geçen gece anlattım gerçek kişiliğimi, tekrar yazarak bu yazının moral düzeyini düşürmeyeceğim. Bu yüzden biliyorum mutsuzluğun ne demek olduğunu.
Mutlu olmamız gerek, Çünkü bunu sonuna kadar hakediyoruz. Çünkü “Yaşamak” için buna ihtiyacımız var. Bizim insanlar olarak mutluluğa, umuda, inanca, saygıya ihtiyacımız var. Çevremizdekiler bize saygı göstermiyor diyerek çevrenize saygısızlık etmeyin. Gelin hep birlikte insanlık için bir umut çemberi oluşturalım. İnsanlığın güzel bir geleceğe gitmesinde bir de biz katkıda bulunalım. Kendinizi düşünmüyorsanız diğer insanları ve gelecektekileri düşünün.
Ama insanlar ilginç, biliyor musunuz? Mutsuz olmak için binlerce bahanesi hazırken, sadece gülümsemek için bile zilyon tane sebep arıyor. Neden yapar ki insan bunu kendine? Neden hep kötüyü düşünürüz? Bunca zamandır insan psikolojisi üzerine sayısız makale okudum. Belki bilgilerim kısıtlıdır hala. Ama şunu söyleyebilirim ki, insanların çoğu daha küçükken “Öğrenilmiş Çaresizlik” ile karşı karşıya bırakılıyor. Hayatlarının geri kalanında ise bu hastalık dolayısıyla mutluluktan kaçıyorlar. Mutlu olup sonrasında mutsuz olmaktan korkuyorlar, bir daha asla mutlu olamamaktan.
Korkacak bir şey olmadığını bilmiyorlar oysa ki. Hayatımız boyunca daima iniş-çıkışlar olacak. Hayat düz bir yol değil ve olmayacak da. Önümüze elbet tümsekler çıkacak, bazen ardı ardına. Ama hepsini tırmanacak gayreti gösterirsek sonrasında güzel bir bayır bekliyor olacak bizi. Kendimizi serbest bırakabileceğimiz güzel bir yol. Yani kasmayın kendinizi artık. Mutlu olmak için çok şey gerekmiyor. Aşk-meşk pek mantıklı gelmiyor bana açıkçası.(Mini not: Yaşamadığımdan olabilir, bu konu kişisel görüş). Sırf biriyle birlikte olamadığı için, beraber vakit geçiremediği için mutsuz olmamalı insan. Demek ki olması gereken çok daha farklı şeyler var. İnsanın kaderinde ne varsa odur. Benim kaderimde bu metni atamadan ölmek de olabilir. Ancak ben şu an ölsem de pişmanlık hissetmem. Çünkü elimden geleni yaptım, gerek mutlu olmak için, gerek mutlu etmek için.
İşin püf noktası basit, tıpkı daha önceden söylediğim gibi;
Mutlu et, mutlu ol, saygı duy ve asla moralini bozma. Çünkü hayat moral bozmaya değmeyecek kadar kısa.
Biraz uzun kaldı bu yüzden özür dilerim ancak elimden geldiğince kısa tutmaya çalıştım.
Saygılarımla
-Ç…


--0 Yorum yap--