Paydos
Bir kez daha hoş geldin sevgili dostum, pek kıymetli okur!
Sen şimdi tabi diyorsun ki “Neye paydos?” haklı olarak. Merak etme seni bekletmeyeceğim hemen müziği verip giriyorum konuya.
Scorpions – We Built This House
Eveet müziğimiz de geldi, konumuza girelim. Şimdi sevgili dostum biliyorsun ben değişik biriyim, bir gün burada dert yanarım, bir gün umut saçarım. Ancak artık dert yanıp boğmak istemiyorum seni ve dürüstlüğümden ödün vermek de istemiyorum. Bu yüzden oturdum düşündüm, dedim ki bu iş böyle olmayacak. Bazı şeyler için paydos vakti.
Mesela ilk olarak telefonumdan başlayacağım işe, görüşmediğim, tanımadığım numaralarla dolu bir rehber, temizleyeceğim, ertelemek yok. Sonrasında yukarıya gideceğim, bürokrasi katını yeniden dekore edeceğim. Bir süre bilgi edinmek yasak, tüm veriler düzenlensin, o zaman almaya başlayacağız.
Bilgiyi yasaklayacağım hiç aklıma gelmezdi ancak bilgi okyanusunda ben ancak küçük bir gölü doldurabilecek alana sahibim, seçici olmak zorundayım dostum. Bu ikisi sayesinde çok düşünmeye paydos diyeceğim mesela, çok düşünmenin getirdiği karamsarlıklara paydos!
Paydos da değişik bir kelime, mola kelimesiyle eş anlamlı, Türkçe değil yanlış bilmiyorsam. Evet baktım Rumca imiş. Olsun, güzel bir kelime. Olumsuzluklara paydos vakti artık! Savaşımın ilk kurşunu, benim ilk Hasan Tahsin’im bu blog oldu, buraya dönmek oldu. Şimdi yıkılan bu karışık imparatorluktan sağlıklı bir memleket oluşturmak amacım. Kendi zihnimin Atatürk’ü olmak desem çok mu ileri gitmiş olurum? Bence olmam.
“Şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun.”


--0 Yorum yap--